TÜRK KİMDİR.!!!
TÜRK NEDİR ve KİMDİR ?
Türk Milleti’nin tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. “Türk” sözü tarihin en eski çağlarından beri kullanılıyordu ve belirli bir kavmin ya da kavimler birliğinin adı olarak mevcuttu.
Türkler’in çok köklü, çok zengin bir tarih, kültür ve medeniyete sahip olması nedeniyle birçok bilim adamı “Türk” adının nereden geldiği hakkında araştırmalar yapmış, bu araştırmalar neticesinde Türk adına Asur tabletlerinde, ilk defa günümüzden 4450 yıl önce Türkî olarak, Çin kaynaklarında MÖ. 14. yy’da Ting Ling, Tik veya Tikler adıyla geçmeye başlandığı görülmüştür. (Çin dilinde Rr sesi yoktur).
Diğer bir görüşe göre ise Türk adı MÖ. 14. yy’dan öncede var olduğudur. Zira Türk ırkının tarihi, insanlığın tarihi kadar eskidir. Bu gerçeği kavmi ve milli mitolojilerde ve tarihi oluşumlarda izah eden eski kayıtlarda görmek mümkündür.
Türk ırkının çok eski olması nedeniyle Türk adının nereden geldiği hakkında birçok iddia ve görüşler ileriye sürmüştür. Buna göre,
— Heredot’un doğu kavimleri arasında zikrettiği TARGİTA’lar.
— İskit topraklarında doğdukları söylenen TURKAE’ler
— Tevratta adı geçen Togarma’lar.
— Eski Hint kaynaklarında tesadüf edilen TURUKKA’lar veya THURAK’lar
— Eski Ön Asya çivi yazılı metinlerde görülen TURUKKU’lar.
— Çin Kaynaklarında MÖ. 14. yy’dan itibaren önemli rol oynadıkları belirtilen TİK veya Dİ’ler
bizzat “Türk” adını taşıyan Türk kavimleri olarak gösterilmektedir.
İslam kaynaklarında yer alan Türkler, İran menşeli “Zend - Avesta” rivayetleri ile İsrail menşeli “Tevrat” rivayetlerinde Nuh Peygamber’in torunu olan Yafes‘in oğlu “Türk” ile İran rivayetlerindeki Feridun’un oğlu “Turac” veya “Tur“un soyu Türk adını taşıyan ilk kavimler olarak gösterilmek istenmiştir. Avesta'da yer alan “Ebül Beşer”den Cemil ve oğlu Ferdiun’dan bahsedilmektedir. “Feridun ülkesini Salm, Irak ve Turak (Türk) ismindeki üç oğlu arasında pay etmiştir. Salm'a bugünkü İran ve havalisi, Irak’a bugünkü Irak ve havalisi ,Turak’a ise Orta Asya ve Çin havalisi düşmüştür. Feridun ölünce Irak, Salm’a saldırarak İran ve havalisini almış, daha sonra Turak’a saldırmıştır. Irak, Turak’ı yenememiş, savaş bunların torunlarına uzanana dek yıllarca sürmüştür. Sonunda Turak’ın torunu Afrasyap(Alp Er Tunga) Irak'ın torunu Muncihir'i yenerek Ceyhun nehrini sınır kabul eden bir antlaşma yapmıştır. Bu tarihten sonra Ceyhun nehrinin doğusuna TURAN, batısına da İRAN denmiştir.
Tevrat rivayetleride ise Nuh Tufanı'ndan sonra Nuh peygamber, dünyayı üç oğlu arasında pay etmiş. Yafes’e Orta Asya ve Çin ülkeleri düşmüş,Yafes ölürken tahtını sekiz oğulundan biri olan TÜRK'e bırakmıştır.
Görülmektedirki mitolojik olarak Adem devrine yakın zamanlarda Turak(Türk)’dan İran-Turan savaşlarından ve Alp Er Tunga gibi büyük bir Türk Başbuğundan ve Saka İmparatorluğu kağanlarıdan bahsedilmektedir. Yukarıda mitolojik ve tarihi kayıtlar içerisinde yer alan “Türk” kelimelerinden ,Türk adının ne kadar eski olduğu ortaya çıkmaktadır. MÖ 14. yy’da adı anılan “Tik”ler ile Doğu Asya'da mevcut olan, medeniyetlerin en eskisi olan MÖ. 7000'lerde Orta Asya’da kurulan Anav Medeniyeti de Türkler tarafından kurulmuştu. Asur tabletleri MÖ 2250'lerde Anadolu'daki Türki Krallığından ve kral İlçi Nail'den bahseder.MÖ 5. yy’da Sakalar ile tarih kayıtlarında hep yer almıştır.
Türk kelimesinin yazılı olarak kullanılması ilk defa MÖ 1328 yılında Çin tarihinde “Tu-Kiu” şeklinde görülmektedir. MÖ. 1. yy’da Roma’lı yazarlardan biri olan Pompeius Meala’nın Azak Denizi kuzeyinde yaşayan halktan “Turkae” olarak bahsetmesi ile ilk defa Batılı bir kaynakta yazılı olarak karşımıza çıkmaktadır. Kaldı ki, Etrüskler o tarihten 1000 yıl önce, şimdiki Orta İtalya'da Türk adını kullanmaktaydı.
Türk adının, dögrudan Türk olarak Türkler tarafından yazıda kullanılmış kaydını MS. 6. yy’da kurulan Türk Kağanlığı'da görmekteyiz. Bu devleti, günümüzde Gök Türk olarak anmaktayız. Orhun kitabelerinde çoğunlukla “Türk” ve yer yer de "Türük" olarak yazılmıştır. Bu da geçmiş diger kaynaklardaki Turuk adını açıklamaktadır. Hun Devleti'nin resmi adının da TÜRK TENGRİKUT olduğunu bilmekteyiz ki, Uygur ve Karahanlı dediğimiz devletlerimiz de kendini hep Türk Devleti olarak adlandırmıştır. Kök-Türkler döneminde Türk sözü hem devlet adı hem de ulusun adı olarak kullanılmıştır.
MS. 585 yılında Çin imparatorunun KÖK-TÜRK Kağanı İşbara’ya yazdığı mektupta “Büyük Türk Kağanı” diye hitap etmesi, İşbara Kağan’ın ise Çin İmparatoruna verdiği cevabi mektupta “Türk Devleti’nin Tanrı tarafından kuruluşundan bu yana 5 bin yıl geçti” hitapları, Türk adının binlerce yıldır kullanıldığını ispat etmektedir. Anıtlarda “Türk Budun” adının bileşik kullanımı, Türk Milletı'nin milletleşmesinin de köklerini göstermektedir. Dolayısıyla Türk adı bu dönemlerde bir topluluğun ve kavmin ismi ve de siyasi bir mensubiyeti belirleyen bir kelime olarak görülmektedir. Yani Türk soyuna mensup olan bütün boyları ve toplulukları ifade etmek üzere milli bir isim haline gelmiştir.
Bizans kaynakları doğudan gelen ve adının TÜRK SANTOS olduğunu belirttiği bir Türk elçinden bahseder. Aynı Bizans kaynakları, bizim Hazar dediğimiz devlete, doğrudan Türk devleti der. Yine Bizans kaynakları, 10. yüzyıldaki Macar kralı bildiğimiz GEZA için "Türk kralı" ifadesini kullanır.
Dilimiz, dünya dillerinin en pürüzsüz, en mükemmel olanıdır... Diliyle, sanatı, kültürü edebiyatı, müziği ve mimarisiyle, tarihin en eski milletleşmis halkıyız ve bunun haklı gururunu taşıyoruz.
Yorumlar
Yorum Gönder